Bir ben ve bir ben daha

Sanırım artık seninle vedalaşmayı öğrenmem gerekiyor. Defalarca denedim , yapamadım. Defalarca . Sonra bir gün öğrendim . Asıl katlamadığım şey gidişini izlemekmiş . Ben arkandan bakmadığımda bir toz bulutu oluyorsun aslında. Bunu bir gece rüyamda anladım . Evet rüyamda. Sen yine gidiyordun ve ben izlerken acı çekiyordum ve izlememeyi tercih ettim . Bunu kendime ben öğretim . Şimdi sen yine yine bir toz bulutusun. Ne kadar kolay parçacıklarına ayrıldığını şimdi çok daha net görüyorum uzaktan bakınca . Milyonlarca soru işareti ve bir parça ile ben buradayken sen bunu tercih ettin.

Terk edenler giden değildir her zaman bunda hem fikiriz bence artık. Koşarak kaçandır terk eden. Şimdi “yolun açık olsun” bile demek gelmiyor içimden . Olmasın isterim tüm iyi niyetimle . Çünkü benim yollarım tıkandı . Benim yollarım duvarlarla doldu aşmam gereken. Ama ben varım .

Ha bir de biz varız.Senden kurtulmam gerektiğini biliyorum . Ama bir yerlerde olma düşüncen hoşuma gitti . Minik bir Yasemin gibi açmak için büyüdüğünü biliyorum. Ama maalesef buna izin veremeyeceğimi de biliyor olman lazım. Benimle olma ihtimalini sevdim. Ama gitmenin özgürlüğünü engelleyecek bir şeysin , tutamam seni sende beni biliyorsun. Anladığını düşünüyorum beni . İçimden ne geçtiğini biliyorsun . Ama sana hazır olmadığımı da biliyorsun ve bunların hiç biri seni sevmeyeceğim anlama gelmiyor . Tek istediğim seninle olabildiğince vakit geçirebilmek. Seni bir savaşa , kabusa dahil etmek istemem . Mutsuzlukların ortasına bir mutluluk ihtimaline karşı seni kullanamam . Çünkü ikimizde biliyoruz bu ihtimalin olmadığını .

Biliyorsun değil mi ?

Zaten gelme bence. Buralar hiç güzel değil. Ben çok çalışıyorum . Daha çok çalışmak istediğim zamanlar var . Buralar hiç mutlu değil . Sevmezsin buraları . Ben bile alışamadım hala 28 yıl geçti . Mutsuzluklar var , savaşlar var , hastalıklar , yorgunluklar , acılar , rekabetler var . Ben olsam tercih etmezdim burada olmayı .

Ama çok güzel bir balkonum var bilsen , görsen çok severdin. Koklardın belki meyvelerini toplardım bilmiyorum sen hoşlanır mıydın. Sahi sen nasıl birisin acaba ? Bağlanmak değil iki arkadaş gibi konuşuyoruz gibi düşün. Kafka ve Milena gibi mesela . Hiç yüzünü görmedim ama senin için yapmayacağım şey yok gibi mesela . Var bi kaç şey. Bu yüzden beraber değiliz arkadaşım eşşek. Bu büyüyü bozmamak için desem darılır mıydın bana . Azıcık dost olabildiysek geçen bir kaç günde darılmazdık. Ki süremizin kısa olduğunu bildiğim için zamanımı böyle kaybedemem . Sana anlatacak çok hikayem var . Mesela How I met my kamkim ? İnan bana bizden çok daha güzel hikayeler çıkar . Sığdırabildiğim kadarını anlatacam sana . Şükür Bile edebilirsin gelmediğine. Bu dünya çok sevgisiz İnan bana . Ve sen sevgisizliğin tam ortasında olacaktın iyilik bile yapıyor olabilirim İnan . Benim seni sonsuza kadar hatırlayacağımı unutma . Geri kalan kimsenin sevgisi ilgilendirmesin seni .

Mesela sen belki hiç bir portakal çiçeği görmeyeceksin . Ama ben her gün onu koklayacağım . Sana işlesin diye. Bu salgın hastalık biterse belki denizin bile kokusunu bilebilirsin . Söz veremiyorum benim küçük Yasemin tomurcuğum. Ama İnan sana göstermek istediğim çok şey . Gösteremeyeceğim daha fazla sadece


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s