Bi bakmışın ben yokmuşum..

Biliyorum artık siz de bana inanmıyorsunuz ama bu sefer galiba gerçekten öyle. Bir bakmışsınız ben yokmuşum. Tabi size değil ona yokum. Size her zaman buralarda bir yerlerdeyim. Tamam buna da yürekten inanmayın düzenli yazmıyorum ama neyse şuan buradayım artık zaman anı yaşamak zamanı !

Yaklaşık bir aydır güzel bir şirkette , güzel bir pozisyonda en önemlisi güzel bir maaşla işe başladım. İş görüşmesine gittiğimde burası ile ilgili yediğim tek darbe saat sabah 7.30 da işe başlıyor olmalarıydı. Ama önemli değildi altından kalkardım çünkü sonuç olarak akşamüstü beş buçukta mesai bitiyordu. Günün daha yarısı ellerimde olacaktı. Yaklaşık bir aydır çalışıyorum saat beş buçukta 2 kere çıkabildim.Onlarda olağanüstü durumlardandı.Günde 12 saat çalıştığım iş yerine bugün 13. çalışma saatimi önden ekliyorum ve size bunu saat 6.30 da ofisimden yazıyorum. Neden mi ?

Hadi bakalım..

Kriz dolu bir geceydi .Ve ben uzun zamandır ilk defa böyle bir krizden yıkılmadan çıktığımı düşünüyorum . Bunun köpeklerin ilk acı anını hissedemeyişi ile bağlantısı yoktur diye düşünerek. Ama iyi hissediyorum.

Kötü giden bir ilişki. Seneler demek istiyorum artık çünkü bir seneye buçuğu eklemiştik en son. Bildiğiniz defalarca terk edişler , ayrılıklar , sözler , pişmanlıklar ve bu sefer herkesin yeter noktasıydı. Oraya anlatamadığım her şeyi sizlere anlatmak istiyorum çünkü içimde bir atom bombası gibi patlamayı bekliyor.

Hani olur ya karşınızdaki kişi sizi anlamaz. Ama he he diyip kafanızı sallayabileceğiniz bir anlamamak değil bu. Hiç anlamıyordu. Sıfır. Zero . Konuşursun çirkinleşir , susarsın hırçınlaşır. Sakin olursun kabullenemez . Delirirsin “seni tanıyamıyorum” olur. İşte tam da böyle bir kafesin ortasındaydım bir süredir. Konuştum olmadı , sustum olmadı , sakin kaldım olmadı , delirdim hiç hiç olmadı. Bende pes ettim. Bunların arasından en çabasız olan susmayı tercih ettim. Şuan bunu yazdığımdan anlayacağınız üzere o da olmadı 🙂

Yaklaşık 7 gün önce yeni bir ilişki yaratma kararı almıştık kendimize. Kuralları tamamen onun lehine konulan bir ilişki ! Ne kadar muhteşem . Çünkü bunca zaman bunca hatayı yapan bendim buna izin verdim. Çünkü dengesizlikleri ile karşısındaki insanı delirtip sonra ” sen nasıl bir insan oldun seni tanıyamıyorum ” diyen de bendim ! Tahmin ettiğiniz gibi ilişkideki en en en en hatalı insan bendim. Kavgaya , aldatmaya , hakaret etmeye , üç günde başkalarını bulmaya onu hep iten bendim. Çünkü bende böyle bir hastayım. Arkadaş olamadığınız , paylaşım yapamadığınız insanlarla duygusal bağ kurmaya girişmeyin arkadaşlar. Artık benimle olmayan minik portakal çiçeğim bi gün bunu benden duyabilme şansı olsaydı ” saygı duyulmadığını düşündüğün hiç bir yerde kalma ” derdim. Neyse demiş kadar oldum. En azından o bir süre hep benimle olacak .

Terk edildim. Gece saat üçtü. Yatak odasına gelip özür dilemesini beklerken duyduğum ses eşyalarını toplayıp gidişiydi. Vedaya bak vedaya ! Ulan bunun için mi bunca yükün altına girdik biz. Sen bir poşetle kapıyı çarpıp siktir ol git diye mi bunca yükü taşıdım ben. Bir de silmiş hemen instagramdan ! Aç köpek gibi kime saldırdığını görmeyim diye herhalde ! Vedaya bak vedaya ! Tabi bu krizden senden gittiysen hadi hoşçakal diye çıkmadım bu krizden. Yaklaşık dört saatimi aldı. Arabaya atlayıp nereye gittiğini bulmak için ev ev gezmem. Sonrasında buldum.

Sadece bulmak ile yetinip döneceğimi düşünürken elim istemsiiiiz ( ? ) bir şekilde “aşağıdayım” yazdı . Onunda eli gayet istekli bir şekilde gelmeyeceğim yazdı. Hey yavrum hey biz çok gördük bu tavırlarını. Hala özür dilememiş mişim de şimdi aklına gelmiş artık çok geçmiş. Ulan !

Güzel karakter sahibi abicim biz senin nelerini affettik ne şimdi bu ? Gel konuşalım özür dileyeceğim bir durum yok ama kim ne beklediğini anlatsın diyorum . Yok. Anlamıyor gelmem diyor. Gel diyorum gelmem diyor. Elinden geleni yapmadın “yukarı gel annemlerin yanına gelemiyorsan zaten olmaz bu ilişki” diyor. Kapı şifresi neydi diyorum ” gelme gerek yok ” diyor. Tamam ben gidiyorum bitti demek bu ilişki diyorum. “İndim yoksun bitti bu ilişki” diyor. Ohoooo. Saklambaç mı köşe kapmaca mı ? Yoksa ben counter’a bağlayıp delik deşik edeceğim. Dönmedim geri ! Hahahaayy dönüşüm başladı.

Şaka şaka eve gidip arayıp ağladım. Yine bizim kanatsız meleğimiz bana it gibi davrandıktan sonra pes ettim. Hahahay dönüşüm başladı.

Yine şaka bunun üstüne 10 dakikada 15 sigara içtikten sonra başladı. Ama bu sefer gerçekten başladı. Artık yeterdi gerçekten. Daha napabilirim. Hatalı değildim. Hatalı olduğunu şey için özür bekliyor olmam benim iflah olmaz bir hasta olduğum kanaati ile son bulmuştu.

Ben sadede geleyim. Son günlerde aklımda çok dolanan bir söz var ” sen kendime yaptığım en büyük saygısızlıktın ” . Bunu unutma. Sonra saat sabah beş buçuktu ve kendimi çok iyi hissetmeye başladım. Ağlıyordum yaklaşık beş salise önce. Ama sonra çok iyi hissettim. Allahım nolur kendime duyduğum saygı geri dönmüş olsun. Amin.

Müthiş keyfim yerinde. Zaten olmayacak ve uzun vade de olmasını da istemediğim bir ilişki için kendimi artık paralamayacağım. ( Karar zamanı : 5.30 ). 5.25 de paralıyor olabilirdim ama artık değil. Tek derdim bu ilişkideki en azından matem süresine saygı duymayacak olmasından emin olmam. Ama ona da yapacak bir şey yok. Bu işi bu noktaya ben taşıdım. İlk hatada kapılarımı kapatsaydım eğer böyle olmayacaktı. Ama şimdi görsün bakalım. O kapı nasıl kapanıyor.

Ben müziğime devam ediyorum. Bir bakmışın ben yokmuşummm.. Üzülmeye doymuşum..


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s