Sevgi ve nefret arasındaki o ince çizgi de bir yaşam

2012..

Yine şehirler arası otobüs terminalindeydim. Giden aracın içerisinde ilk aşkımı uğurluyordum. Onu bir hafta boyunca özleme , otobüsün sağ salim varma kaygısı , onsuz ne yaparım kaygısı ve ona alıştığım iki günün sonunda yalnız eve yürüme kaygısını bir gülüşe sığdırmış , ona el sallıyordum. Oysa ki ne kadar alışıktık biz buna. Her ay her hafta yaptık biz bunu. Bir o el salladı bana , bir ben. Gözlerimizde gözyaşlarımız birikerek salladık ellerimizi birbirimize. İlk aşkı , ilk beraber yaşanmış “deneyim”i , ilk özlemi , ayrılığı , dostluğu , sevgiyi hepsini sığdırarak el sallıyorduk birbirimize.

Her seferinde tekrar eden ama asla alışamadığın bir duygu veda etmek. Otobüs her hareket ettiği anda öylece gidişini izlerdim. Tek bildiğim , tek düşündüğüm bu özlemin ne zaman biteceği , bizim ne zaman kavuşacağımız , bunun ne kadar sonsuz bir aşk olduğu ve hayatta böyle bir aşka bir daha sahip olamayacağım.

Özlem bitti. Sevgi bitti. Gözyaşları bitti. Otobüs terminallerindeki sevgiler bitti. Onsuz hayatıma devam ettim. Edebildim. Başkalarını sevdim , başkalarını özledim.Evet bir daha böyle bir aşk yaşamadım ve sadece o minik kız olmadım artık. Hayatta ” bitmez ” , ” tükenmez ” in ne kadar bitirilip tükenen bir şey olduğunu o yaşta öğrendim.

Tabi bu şak diye olmadı. Size anlatmıştım. O aşkın arkasından çok ağladım. Kabullenmem çok uzun sürdü ama bir şekilde hayatıma devam ettim. Yeniden başkaları için ağladım , başkalarını özledim , başkalarını sevdim. Hatta belki daha çok sevdim. Onlar da tükendi. Sevgi neydi şimdi gerçekten ? İnsan kaç kere sevebilir mesela. Ya da bilebilir miyiz kimi daha çok sevdiğimizi ? Kaç kere ölürüz maksimum mesela ? Sonra o ölümlerden nasıl diriliriz ? Hiç saydınız mı mesela ayda kaç kere gözlerin şiş gidiyorsun işe . Ben haftada 1 ! Bitmeyen geceler , bitmeyen göz yaşları , bitmeyen hatıralar bla bla bla ve biten sevdalar. Kaç günde öldürürüm acaba seni içimde. İstesem yapabilir miyim yoksa isteyip de yapamadığım için mi bu haldeyim. Sigarayı bırakmak gibi. ” İstesem bırakırım ” diyip asla bırakmamak gibi. Hani bırakmak istememek ile – sevmek devam etmek. Sadece bu baskıyı kendinde hissetmeden hayatına devam etmek. Bırakmıyorum çünkü sigara içmeyi seviyorum. BİNGO ! Mesele zaten burası . Sevmeye devam etmek ve bağımlılık arasındaki ince çizgi. Bunu fark edebildiğimiz noktada belki kurtulabiliyoruz belki de size daha önceden bahsettiğim Çukur İllüzyonunun arasında kısılıyoruz. Kendimize ördüğümüz duvarları olumlama ile çeviriyoruz etrafımızda. “Ben sigara içmeyi seviyorum” . Bırakma işine girip iradesiz olmak istemiyorum. Ya da madem her türlü içeceksem en azından keyif alarak devam edeyim. Sevgideki bağımlılık ve sevgi ayrımı böyle bir şey sanırım . Çok üzüyor ama sevdiğim için devam ediyorum . Bağımlı değilim istesem bırakırım…

Olumlama ile ördüğümüz Çukur bir anda ev hapsine dönüşüyor . Hapis gibisin ama en azından evdesin. Aslında bağımlıyız . Ve bu nedenle nefret ve sevgi arasındaki ince çizgide sadece yol alıyoruz. Alıyorum.

Bir gece gözlerinin içine bakıp erirken bir anda gelen bir duygu ile nefret ile dolup tekmelemek isteme hissi . Bu zor bir duygu. Çocukça bir duygu değil zor bir duygu. Çünkü olduğun yerde mutlu olamıyorsun. Zihnin müsade etmiyor senin mutlu olmana . Tamam dediğin anda zihnin başlıyor çalışmaya . Tek bir an , tek bir kelime herhangi bir şey yetiyor seni yine ayni insan yapmaya . Öfke çığlıkları atmaya başlıyorsun. Duruşun , bakışın değişiyor . Sen aslında ilişkinin tüm seyri ile de oynuyorsun. Mutlu bir gece yaşamak üzereyken bunların hepsi ile didinmeye başlıyorsun. Yanında oluşunu kabullenmeye çalışıyorsun, bunca şey olurken burada nasıl yanında yattığına müsade ettiğine kızıyorsun.

Sahi ben nasıl izin verdim bunca şey olurken yine buna dönmeye. Öfkem beni haksızlığa sürükledi. Güçlü çıkabileceğim bir savaşta esir olup sürünmeyi tercih ettim. Elime ne geçiyordu? Hala bunun cevabını bilmiyorum. Şimdi benim yanımda yatan düşman mı. Yoksa bu yataktaki tek düşman ben miyim ? Kendine düşman . Bugüne , yarına izlediği filme düşman. Peki ben ne zaman başladım böyle için için yanıp kül olmaya . Bana lütfen küllerinden doğan bir şey söyleyin. Anka kuşu hariç. Yemezler .

Mesela bir ev yandıktan belli bir süre sonra eski haline dönüyor mu ? Bunu bilmem lazım . Çünkü kül olmuş gibi hissediyorum. O kadar İşte .

Oysa ne kadar basit harcıyoruz hayatlarımızı . Doğuyoruz , emekliyoruz , yürüyoruz , koşuyoruz , okullara gidiyoruz ve büyüyoruz düşe kalka . Sonra ne kadar basit harcıyoruz hayatlarımızı aslında . Sesli düşünüyorum benim hayatım bu kadar kıymetsiz mi aslında . Emeklerle verilmiş bu yol bu kadar değersiz mi ? Ne uğruna ki bizim çöküşlerimiz . İki gülüp geçmeye gelmedik mi nerede zorlaştı her şey bu kadar . Nasıl kontrolden çıktı . Neden müdahile etmedim ben !!

Şimdi istiyorum ki kimsenin beni tanımadığı bir sahilde olsam . Sadece sıcakta kapatsam gözlerimi ve denizin sesini duysam . İnceden arada hafif esinti gelse . Ağaçların rüzgarla dans edişini duysam . İncecik ip gibi bir kum olsa . Masmavi bir deniz . Baktığımda sadece sonsuzluğu görsem . Gözlerimi kapatsam ve arınsam . Her şeyden . Yaptığım düşündüğüm yaşadığım her şeyi unutsam herkes beni unutsa bir an için . Hiç var olmamış gibi aslında . Tükendiğim her yerden yeniden doğsam . Portakal çiçeklerim açsa bir evin bahçesinde geçerken koklasam ama benim olmasa .

Artık herhangi bir şeye sahip olmaktan , olmaya çalışmaktan yoruldum. Sadece tadını çıkarmak istiyorum. Deniz , okyanus , gökyüzü , çiçekler hepsi sizlerin olsa . Ben sadece tadını çıkarsam bir an . Sonra bulsam her şey nerede koptu. Nerede değişti ?

Şimdi kim olmak lazım peki . Mesela 15 yaşımdaki halime geri dönebilir miyim ?


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s