Hiçe bağırıyorum sesimi duyun..

Şimdi neresindeyim hayatımın ya şöyle de diyebiliriz -hayatının- ?

Boy : 1.58

Kilo : 52

Saç : Bakır

Giyim : Dizüstü , orta boy eteklerin hastasıyım !!!

Mood : HİÇE BAĞIRIYORUM SESİMİ DUYUN !!!!!

Ayrılığın üzerinden yaklaşık 1.5 ay geçti.. Biz ki 1.5 günü ayrı geçiremeyen bir çiftken 1.5 aydır sevgili değiliz. Alıştım mı. Alıştım aslında.. İlk günlerde yatağın sol yanına baktıkça ağlamaya başlıyordum. Yatağın sol yanına da ancak yatak odasına girebilecek cesareti buldukça bakıyordum. Tabi bunların hepsinin gerçekleşmesi için o eve girebilmem gerekiyordu. Tam bir matruşka ! Bir süre sadece sabahları üstümü değiştirmek ve çiçeklerimi sulamak için uğradığım bir yer haline dönüştü. Artık orası bir ev değildi benim için. Eşya deposuna dönmüştü.

Şimdi geriye bakıp düşünüyorum biz bunca şeyi sen hiç bir şey olmamış gibi kaldığın yerden hayatına devam et diye yaşadık sanırım. Adına yazdığım onlarca yazı var , ağladığım yüzlerce gece var , kendimden vazgeçtiğim bir ilişki var. Değdi mi ? Hiç değmedi biliyor musun ? Şimdi arkama dönüp baktığımda bomboş bir gerçek görüyorum. Ve artık yokluğundan değil , seni gözümden bunca düşüren şeylerden dolayı üzülüyorum.

Ve galiba bir şeyler tam da bu şekilde son buluyor. Ne sesini duymak ister oldum , ne yatağın boş tarafında yokluğunu hisseder oldum. Şimdi bana vermediğin her şeyi gözüme soka soka kime vermek için çıktıysan bir yola. Bir daha sakın dönme..

Kendimi hiç olmadığım kadar güçlü , hiç olmadığım kadar mutlu hissediyorum. Formül , -yokluğun-muş aslında. Uzaktan bakınca seni ne kadar net seçebildim değil mi? Ben nelerin içinde kendime aksini ispat etmeye çalışırken debelenmişim. Nelere kendimi ikna etmeye çalışırken çamura batmışım. Sen hiç değişmemişsin ki. .Ben araladığın tüm kapılardan girmeyi denemişim hayatına. Senin bahçene bile giremediğimi fark etmemişim hiç.

Ağaçlarının kokusu burnuma geliyor diye tüm çiçeklerinin arasındayım sanmışım. Kapının önündeyim diye salonda oturuyorum sanmışım. Sahi ben kendime neden bunları yapmışım ? Şimdi gülümsüyorum… BEN GÜLÜMSÜYORUM.

Tek bir gün dahi dostum olmadığın için gülümseyebiliyorum. Gezdiğimiz şehirler , yediğimiz yemekler , gülümsediğimiz nadir anlar , el ele tutuştuğumuz tüm anlar yalan , hepsi birer boşluk… Hoş çakal. Ben sana yazmayı bırakıyorum..

Sevgili okur ,

Sana kaşık kadar su verip , okyanusları veriyormuş gibi davranan herkesten uzak dur. Sizi her gün daha çok sevmeyip , size yetinmeyi öğreten herkesten uzak durun. Sizi o sularda – çok sevdiği için – boğmaya çalışan herkesi kendinizden uzak tutun. Katiliniz , asla kahramanınız olmayacak . Maskesini değiştirmesine fırsat vermeyin. Uzaktan bakmayı öğrenin. Bir adım uzaklaşabiliyor olun. Aşk , iki insana bağlanmış bir halattır. Biri nereye giderse diğerini peşinden sürükler. Eğer doğru aşkı yaşıyorsan bu canını acıtmaz. Bu esaret değildir, bu çekişme acıtmaz canını. HER NEYSE. “Yedek” tutan , sizi -tek- olduğunuz için değil onun sizi seçmesi bir lütuf gibi davrananlardan uzak durun. Serbest bıraktığınızda koşarak kaçan kimsenin , duvarlara çarparak geri dönmesine izin vermeyin !!

Herkesi , her şeyi affedebilirsiniz. Bende seni affettim. Kendime yaptığım bunca şey için asla kendimi affetmeyeceğim , mesele artık sen değilsin...


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s